| Kalp TemizliÄŸi |
|
|
|
"Yâ Rab, benim gönlümü temiz et..." Mâlûm, insan iki ÅŸeyden ibarettir: Bir madde kısmı, et-deri-beden kısmı; bir de bu bedenin sahibi olan ruh kısmı. Gönül diyoruz, kalb diyoruz, ruh dÄŸiyoruz; hepsi bir... Åžimdi bedenimiz pis olursa hepimiz ürkeriz. "--Sokulma yanıma yahu, bak pissin!" deriz. PisliÄŸin de çeÅŸitleri vardır; insan pisliÄŸi, hayvan pisliÄŸi, kuÅŸ pisliÄŸi, sokaklardaki çamur pisliÄŸi, içki pisliÄŸi, ÅŸu pislik, bu pislik... Bunların hepsi pisliktir. Ama bu pislikler o kadar zararlı deÄŸil.. En nihayet hamama gideriz, yıkanırız. Bir de esvap deÄŸiÅŸtiririz, tertemiz oluruz. Bir de kokulandık mıydı, hiç bir zararı olmaz. Oldu bitti... Fakat gönlün pisliÄŸini ne sular temizler, ne denizler temizler. Hiçbir ÅŸey temizlemez!.. Onun temizliÄŸi elimizde... Onun pislenmesine iki ÅŸey sebeptir: Birisi göz, birisi de kulak. Dil de ona tâbîdir. Dilden kötü sözler çıkıyorsa, gönül pislenir. Gözden kötü ÅŸeyler görüyorsa, gönül pislenir. Kulak da kötü ÅŸeyleri dinliyorsa, o da gönlü pisletir. Dış pisliÄŸi ne kadar iÄŸrençse, iç pisliÄŸi ondan daha fazladır. Bu pisliklerin toptan adına günahlar deriz. Günahlar, mânevî pisliklerdir. Maddî pislikler olduÄŸu gibi mânevî pislikler de vardır. Bu mübarek Ramazanda, bu mânevî pisliklerden de kurtulmak için, Cenab-ı Peygamber'in bu duasını duyurmak istedim. En büyük pislik, namazsızlıktır. Namaz kılmayan insanın gönlü o kadar pistir ki, dışarıda pislik kuyusuna düÅŸmüÅŸ adamın pisliÄŸi onun yanında hiç kalır. Çünkü o yıkanır, kolaycacık temizlenir. Fakat bu namaz kılmayan insanın gönlündeki pisliÄŸi temizlemek, o kadar müÅŸkildir ki... İşte o da bu ayda tevbe eder, ıslah-ı nefs eder; bir daha Allah'ın emirlerine karşı gelmemeye, emirlerini tutup yasaklarından da kendini korumaya azmeder, "Aman yâ Rabbi, sen de beni koru!" diyerekten Cenâb-ı Hakk'a yalvarırsa, o zaman gönlünü temizleyebilir. Yoksa dünya kadar parası olsa da dağıtsa, kıymeti yok! Çünkü, gönlü pis... Gönlü pis olan insanın dağıttığı paraların da hayrı olmaz. Onun için, size bir ÅŸey söyleyeyim: Cenâb-ı Peygamber'in zamanında bir gâvurun oÄŸlu müslüman oldu. Anası çok kızdı: "--Sen dinini deÄŸiÅŸtirdin haaa!.. Sen bu müslümanlıktan dönmedikçe, ben yemeyeceÄŸim, içmeyeceÄŸim; öldüreceÄŸim kendimi!" dedi. "Ya döneceksin yine gâvurluÄŸa, veyahut da ben öleceÄŸim kendi kendime; yemeyeceÄŸim içmeyeceÄŸim." diye yemin etti. Bir gün, iki gün, üç gün... Yemiyor kadın. O zaman Cenab-ı Peygamber buyurdu: "Hàlik'a isyan yerinde, hiç bir mahlûka itaat olunmaz!" Anan da olsa, baban da olsa... Hàlik'a isyan mı var orda; orda itaat olunmaz. İtaat ancak Allah'a ve Allah yolunda olur. Onun için, isyan denilen, günah denilen ÅŸeylerin --iÅŸte günah kitabında yazılmıştır, yediyüz kadar nev'i var-- en baÅŸta gelen büyüÄŸü ÅŸirktir. Åžirk de namazsızlıktan ileri gelir. Namaz kılmayan adam, ÅŸirke doÄŸru gider. Riyakârlık da ÅŸirkten ibarettir demiÅŸler. Yani, bazan kılar, bazan kılmaz; münafık alametidir. "Yâ Rabbi, benim kalbimi münafık olmaktan temiz kıl! Ben münafık olmayayım..." Münafıklığın yegâne alameti namazsızlıktır. Namaz kılmayan bir adam, Ramazan günü, "Ramazandır bugün, Ay'ı ben gördüm!" dese, sözü kabul olmaz. Bayram günü, "Gördüm Ay'ı ben!" dese sözü kabul olunmaz. Niçin?.. Åžahid-i adil olması lâzım, görenin adil olması lâzım! Onun için, bugünkü hallerde bunlara da çok riayet lâzım. Sizi fazla tutmayayım. Allah cümlemizin kalbini, her türlü nifaka, münafıklığa sürükleyen ÅŸeylerden korusun... En korkuncu namazsızlıktır kardeÅŸim! Namaza o kadar ehemmiyet ver ki, canın gibi... Canın nasıl kıymetliyse namaz da o kadar kıymetlidir. EÄŸer bunu yapamazsan, münafıklıktan kendini kurtaramazsın. Allah cümlemizi affetsin... Bu mübarek Ramazanda, emirlerine uymaya muvaffak eylesin... Bir tane deÄŸil ki emir, 54 farzı var. İlmihal kitaplarını okumanızı çok rica edeceÄŸim. Her gün mutlaka, ilmihalden bir parça okuyunuz! Biliyorsunuz; tekrar okuyunuz! Biliyorsunuz; tekrar okuyunuz!.. Tekrarda fayda var. Onun için, Allah hepimizi affetsin... Bu mübarek ayda, rızasına muvafık ameller nasîb etsin... Seyyiatlarımızı da hasenâta tebdil eylesin... Birçok mübarek kandillere, bayramlara cümlemizi saÄŸlıklarla, afiyetlerle eriÅŸtirsin... SevdiÄŸi ve razı olduÄŸu kulları arasına, bu günahkârları da kabul buyursun... El-fâtihah!.. ....................... Esselâmü aleyküm!..
Mehmed Zahid Kotku (RhA)
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||

